9 Haziran 2008 Pazartesi

Zaman Aşk’ın büyüklügünü gösterir...



Bir zamanlar, bütün duyguların üzerinde yaşadığı bir ada varmış: Mutluluk, Üzüntü, Bilgi ve tüm diğerleri, Aşk dahil. Bir gün, adanın batmakta olduğu duygulara haber verilmiş. Bunun üzerine hepsi adayı terk etmek için sandallarını hazırlamışlar. Aşk, adada en sona kalan duygu olmuş, çünkü mümkün olan en son ana kadar beklemek istemiş. Ada neredeyse battığı zaman, Aşk yardım istemeye karar vermiş. v Zenginlik, çok büyük bir teknenin içinde geçmekteymiş. Aşk, “Zenginlik, beni de yanına alır mısın ?” diye sormuş. Zenginlik, “Hayır, alamam. Teknemde çok fazla altın ve gümüş var, senin için yer yok.” demiş. Aşk, çok güzel bir yelkenlinin içindeki Kibir ‘den yardım istemiş. “Kibir, lütfen bana yardım et !” “Sana yardım edemem, Aşk. Sırılsıklamsın ve yelkenlimi mahvedebilirsin.” diye cevap vermiş Kibir. Üzüntü yakınlardaymış ve Aşk yardım istemiş: “Üzüntü, seninle geleyim.” “Of, Aşk, o kadar üzgünüm ki, yalnız kalmaya ihtiyacım var.” Mutluluk da Aşk’ın yanından geçmiş; ama o kadar mutluymuş ki Aşk’ın çağrısını duymamış. Aşk, birden bir ses duymuş. ” Gel Aşk! Seni yanıma alacağım…” Bu Aşk’tan daha yaşlıca birisiymiş. Aşk o kadar şanslı ve mutlu hissetmiş ki, onu yanına alanın kim olduğunu öğrenmeyi akıl edememiş. Yeni bir kara parçasına vardıklarında, Aşk ‘a yardım eden yoluna devam etmiş. Ona ne kadar borçlu olduğunu fark eden Aşk, Bilgi ‘ye sormuş: “Bana yardım eden kimdi?” “O, Zaman ‘dı” diye cevap vermiş Bilgi. “Zaman mı? Neden bana yardım etti ki?” diye sormuş Aşk. Bilgi gülümsemiş: “Çünkü sadece Zaman Aşk’ın ne kadar büyük olduğunu anlayabilir…”

Sevdigine Sevgini Söle...





Bir sabah sen uyurken, bir çığlık kopacak Bu çığlık seni ve herkesi uyandıracak Kalkıp nereden geliyor diye bakacaksın Baktığında bizim evden geldiğini anlayacaksın Sen daha şaşkınlığını atamadığın bir anda Bir sela sesi çınlayacak bu şehrin sokaklarında Tüm insanlar toplanacak birden oraya Benim öldüğümü söyleyecekler . sana İnanmak istemeyeceksin onlara Sonra koşup geleceksin bizim eve Sarmışlar beni beyaz bir çarşafa Bir hoca, dua edecek baş ucumda Derken tabuta koymak isteyecekler beni Vermemek için tutacaksın beyaz kefenimi Yalvaran gözle bakacaksın onlara Dokunmayın diyeceksin ne olur dokunmayın ona Ben koyarım onu tabutuna Ellerin varmayacak beni tabuta koymaya Mecbur olduğunu anlayacaksın bir anda Koyacaksın beni o uzun sandığa Ve dönüp onlara beni sevdiğini söyleyeceksin Sonra dönüp bana İnan bu sözüm yalan değil diyeceksin Sarılıp tabutuma bir off... çekeceksin İşte o an benim aylarca çektiğimi Sen bir anda çekeceksin Geçte olsa hatanı anlayacaksın Bir an . yaşlı gözlerle bana bakacaksın Bak sana döndüm diye yalvaracaksın... Mecburen seni seveni.. Beyaz kefeninde bırakacaksın Ve o günden sonra insanların dilinde Geç dönen sevgili olarak anılacaksın”

Yüregin Söz Dinlermi..?


ben bir üniversite öğrencisiyim
ilkokul 4. sınıfta onunla oturuyodum o beni sewmiyor ben onu sewmiyodum kavga ediyoduk küsüyorduk barısıyorduk çocuktuk iste öğretmen yerlerimizi ayırdı bi uyuz kızın yanına werdi onun gibi kimseyle oturamadım kimse onun yerini tutamadı gözlerim doluyordu ağıyacak gibi oluyordum daha sonralar ona bakınca içimde bir şeyler oluyordu bir hareket o hareket kıpırdaşma AŞK tı
ask kavgadan doğarya bizdende öyle dogdu.Bir yıl boyunca acı çektim hep onu düşündüm o ise ilhan diye bi çocugu sewiyodu yüzüme bile bakmıyodu onunla geziyor onunla dolaşıyordu aradan bir yıl geçti artık 5. sınıftık artık ilhanı bırakmış yalnız kalmıstı derste sürekli canı sıkıntılıydı bana bakıyor bende ona bakınca hemen yüzünü çewiriyordu daha sonra beni sewmeye basladı msn de konusuyodum napıyosun dedi "şarkı dinliyorum" "hangi şarkı" "afili yalnızlık" ama sen yalnız değilsinki dedi kalp gönderdi daha sonraları ona açılmaya karar werdim okuldaydık okulun yanındaki apartmandan gül kopardım 3 başlı pembe bir güldü tenefüsten içeri girdik öğretmen henüz gelmemişti bütün sınıf içerideydi yanına gitim elimde gül wardı SENİ SEWİYORUM diye bütün sınıfın içinde bağırdım şaşırmıstı we çok mutlu olmustu delilercesine mutluydum artık oda beni sewiyodu artık çıkıyorduk kafede bulusup dondorma yiyorduk günler aylar seneler geçti artık 8. sınıftık sınıfımıza hiç gözümün tutmadıgı bir erkek geldi çok cins havalı we yakısıklıydı onun benden soğudugunu fark ettim derste gözü ondaydı çıkısta buluşalım dedim artık ona içimdekileri söyleyecektim bulustuk cafede delilercesine yağmur yağıyodu dolaşalım dedim artık o cinsi sewdiğini biliyordum ona sordum o nasıl biri diye yakısıklı dedi "derste ona bakmadıgının farkında değilim sanma istiyosan ona gidebilirsin dedimseç ya o basa BEN onu seçti we ayrıldık ama ben onsuz zor yaşıyodum hala onu sewiyodum, o onu sewiyodu ama sadece yanında bi kızla göresiye kadar ondan sonra ne yüzüne baktı ne de yanından geçti hala bni sewdiğini biliyodum hatasını anladı we beni sewiyodu

şansımız çoktu aynı üniwersiteye düştük ikimizde mimarlıkta okuyoduk bu sefer o bana gül werdi seni sewiyorum diye bağırdı bende seni diye bağırdım sınıfın ortasında bundan sonra birlikte geziyorduk ,dolaşıyorduk,eğleniyorduk

6 Haziran 2008 Cuma

Ölmeme izin verme Yarim...

Bak yine hüzünlendim kara kaplý defterime yine içimi döküyorum bugün senden ayrýldým tam 1,5 yýl geçti ama seni hala seviyorum yanlýþ anlama senin güzelliðine
aþýk deðilim senin gizemli kiþiliðine aþýðým bak yine odamdayým ve senin adýna anlam veremediðim sözler yazýyorum karanlýða bakýp dalýyorum hissediyorum vücüdumun
acý cektiðini bedenim sýnýrlarýný zorluyor yokluðunda bana anlam katan senmisin yoksa sen benim diðer yüzümmüsün derin bir nefes alýyorum geçmiþe yolculuk yapýyorum
Peki neden..!! bende bilmiyorum sadece yazmak istiyorum karanlýk bir odada yalnýz kalemim defterim ve anýlarým.. sigaramdan her nefes çektiðimde biraz daha gömülüyorum
karanlýða hayat bir savaþ biliyorum ve bu savas büyük bedeller ödetiyor insana lanet olsun artýk hissetmiyorum kalbimi ne yapsam renkli yaþayamýyorum hayattan zevk almýyorum
senide kaybettim artýk karanlýðýn içinden bana yol göstermiyorsun offf tek tesellim boþ sayfalar ve karanlýk beklide bana anlam katan budur…!!

4 Haziran 2008 Çarşamba